Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi ve Şeyh Şa’ban-ı Veli Değerler Eğitimi Merkezi’nin ortaklaşa hazırlamış olduğu Kastamonu Âlimleri ve Kastamonu’da İlmi Hayat konulu ve üç gün sürecek olan III. Uluslararası Şeyh Şa’ban-ı Veli Sempozyumu Açılış Töreni bugün Üniversitemiz 3 Mart Konferans Salonunda yapıldı.

Sempozyuma; Belediye Başkanı Tahsin Babaş,  Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, İlçe Belediye Başkanları, İl Müdürleri, Fakülte Dekanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Hayri Şahin’in Kur’an-ı Kerim Tilaveti ile başlayan program, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ali Rafet Özkan’ın selamlama konuşmasıyla devam etti.

Rektör Yardımcımız Özkan konuşmasında, “Bizleri bugün burada, böyle güzel ve güzide bir topluluk ile birlikte Evliyalar şehri Kastamonu’da âlim ve ariflerin anılması için bir araya getiren ve Kastamonu Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi ve Şeyh Şabanı Veli Değerler Eğitimi Merkezi’nin ortaklaşa tertiplediğimiz III. Uluslararası Şeyh Şaban’ı Veli (Kastamonu’da İlmi Hayat ve Kastamonu Âlimleri) Sempozyumunu icra etmek üzere tekrardan buluşturan Rabbimize şükürler olsun” diyerek, Yahya Kemal’in büyükelçilik yaptığı dönemden örnekler verdi. Yahya Kemal’e, Türkiye’nin nüfusu ne kadardır diye sorulan soruya verdiği “iki yüz milyondur” cevabına şaşıran Avrupalılar, Bu hesabı nasıl yaptığını sormuşlar. O, geçmişimizle beraber yaşarız demiş. Bu sebeple geçmişten güç alarak geleceğe yürümek önemlidir. İstikbal her zaman göklerde değil, aynı zamanda köklerdedir” dedi.

Sempozyumu, kendi değerlerimizi yeniden hayata geçirmesi, ona sahip çıkması, kültürel hayatımızın dinamiklerini ortaya koyması ve bizi köklerimizle yeniden buluşturması açısından önemsediğini belirten Ali Rafet Özkan, “Bu çalışmanın gerek ilmî, gerek manevî dünyamıza açılan bir kapı olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum” diyerek sözlerine şu şekilde devam etti. “Âlim deyince, malum olduğu üzere Kültür ve medeniyetimizin teşekkülünde ilim ve irfan ehlinin çok özel bir yeri vardır. Âlim, Müslümanların hayatında vazgeçilmez ve ihmal edilmez bir konumdadır. Çünkü o, Allah ile kulları arasında hizmet görmekte, din adına konuşmakta, sözleri Müslümanları bağlamakta, iyi veya kötü hali herkesi etkilemektedir. Bunun için âlimin işi çok kıymetli olduğu kadar, sorumluluğu da o derece büyüktür.  Âlim, hak adamıdır; her halde hakkı söyler, haklıyı savunur, taassuba düşmez, hakkı gizlemez, dilsiz şeytan olmaz, bu konuda Allah’tan başka kimseden korkmaz. Hadiste belirtildiği gibi, “Allah Teâlâ, kendisine ilim verdiği her âlimden, peygamberlerden aldığı şekilde, “İlmi insanlara yayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz”  diye söz almıştır. Gerçek âlimlerin, Allah’a verdikleri bu sözü canları pahasına koruduklarına tarih şahittir.  İslam âlimlerinin en bariz vasfı, ihlas, takva, şefkat ve samimiyettir. Duası, sevgisi, aklı, tecrübesi, malı ve canıyla katkıda bulunanlar İslam’a, kendilerine ve insanlığa en büyük hizmeti yapmış olurlar. Âlim bozulursa, âlem bozulur. Peygamber varisi âlimler olmadan nefislerin ve nesillerin ıslah olmayacağı açık. Çünkü ilimsiz din yaşanmaz; her şeyi ilahî ilimle açıklanmış ve aydınlanmış din olmadan insan ve insanlık ne yapacak” dedi.

Kastamonu ve Kastamonu âlimlerine değinen Özkan, Kastamonu denilince de ilk akla gelen ismin Şeyh Şaban Veli hazretleri olduğunu söyledi. “Yetiştirdiği âlim ve ariflerle dünyanın dört bir yanına dal ve budak salmış ulu bir çınardır. Bu çınarın daha iyi tanınması, yetiştirdiği âlim ve ariflerin, kurduğu takva okulunun kadr ü kıymetinin bilinmesi hem ülkemize ve hem de dünyaya büyük katkılar sağlayacak, asırlar önce yaktığı çırağ günümüzde de önümüzü aydınlatmaya devam edecektir. Asırlardır âşıkların kıblesi olarak ziyaret edilen, çiçek özlerinin bal arılarını kendine çekmesi gibi âşıkları kendisine râm eden Hz. Piri ve Allah dostlarını anmak, anlamak, anlatmak, onun gönül dünyasını insanlarla paylaşmak onlara karşı üzerimizdeki vefa borcudur. Ölmeden önce ölmeyi başarıp ölünce de diri kalabilen pek çok Allah dostu gibi, Hz. Pir de bu işin sırrının aşk olduğunu, dini aşk ile yaşamanın, ibadetleri vecd ve istiğrak haliyle yerine getirmenin gerektiğini, böyle yapılırsa sürekli hayy kalınabileceğini bize öğretmiştir” diyerek sözlerini noktaladı.

Sempozyumun Onur Başkanı olan Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, açılış konuşmasında “İnsanlık tarihi incelendiğinde, karanlık devirlerden itibaren insanlığın tekâmülünün ne kadar müşkül dönemlerle dolu olduğu görülecektir. Binyıllardır dünyada var olmak ve medeniyetini yükseltmek uğrunda gayret göstermeye devam eden âdemoğlu, bu uğraş ve varoluş mücadelesi içinde çoğalarak kavimlere ve daha sonra milletlere ayrılmıştır.  Zaman içinde kardeşliğini unutan, gaflet ve delalete düşen kimi milletler ise muhtelif sebeplerle kimi zaman birbiriyle mücadeleye girişmiştir. İslamiyet, böyle bir zamanda insanlığın üzerine bir güneş gibi doğar. O günden bugüne kadar parlayan bu güneş, medeniyet yolunda yürüyen insanlığın yolunu aydınlatmaya devam etmiş ve ilelebet aydınlatmaya, insanlığa yol göstermeye devam edecektir” diyerek İslam Medeniyeti ’nin temel direklerini vurguladı: “İslam medeniyetini ayakta tutan ve yaşatan, bu güzel medeniyetin temel direklerini teşkil eden kimi manevi değerler mevcuttur” dedi.

Kastamonu’nun manevi yönüne dikkat çeken Rektör Aydın, “Evliyalar Şehri” namıyla anılan, Kastamonu’ya yüzyıllar boyunca manevi değerler bahşeden insanların bizlere bırakmış olduğu miraslar araştırılmaya devam edilmesi gerektiğini ve Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin bu manevi değerlerin başında geldiğini ve dünyaca meşhur ve maruf Tasavvuf ehli Hz. Pîr Şeyh Şaban-ı Velî başta olmak üzere; bizlere yol gösteren, manevi yönümüzü tamamlayan kıymetli şahsiyetleri yâd etmenin yanı sıra, onların insanlığın yolunu aydınlatmak maksadıyla ortaya koydukları ilim ve irfan hazinelerini daha yakından tanıma ve tanıtmayı kendisine bir vazife bildiğini söyledi.

Rektör Aydın, konuşmasını şu sözlerle noktaladı. “Üçüncüsünü düzenlediğimiz “Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli Sempozyumu” vesilesiyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. “Kastamonu’da İlmî Hayat ve Kastamonu Âlimleri” alt başlığıyla ilana çıkılan Sempozyumumuz için Türkiye’den ve dünyanın muhtelif bölgelerinden pek çok ilim adamı bir araya toplanmış bulunuyor. Biz bugün, böyle güzel bir vesileyle sizleri bir araya getirmiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Üç gün boyunca sürecek olan Sempozyumda farklı disiplinlere ait araştırmacıların, ilim adamlarının ortaya koyacağı yeni bilgi ve belgeler ışığında ilim dünyasına hep birlikte katkı sağlayacağız inşallah”  

 Üç  oturum şeklinde gerçekleşen programın ilk günü üniversitemiz 3 Mart Konferans Salonunda, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve Prof. Dr. Hasan Küçük ’ün başkanlığındaki oturumlar yapıldı.

Sempozyum açılış programının ardından Rektörümüz Aydın tarafından, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’a ve İlçe Belediye Başkanlarına plaket takdim edildi. Rektör Yardımcımız Ali Rafet Özkan’da Rektör Aydın’ a plaket takdim etti.

Sempozyum Cumartesi ve Pazar günü toplamda 15 oturum şeklinde devam edecek.

 

Son Haberler