Üniversitemiz tarafından; ‘Vatanın Bütünlüğü, Devletin Bekası, Yüce Türk Milletinin Varlığı ve Birliği için Bayrak Yürüyüşü’ yapıldı.

22 Temmuz 2016 tarihinde saat 14.30’da Üniversitemiz Eğitim Fakültesi önünden başlayan ve Cumhuriyet Meydanı’nda son bulan yürüyüşe; Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sezgin Ayan ve Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, üniversitemizin akademik ve idari personeli ile aileleri, öğrenciler ve Kastamonu halkı katıldı.

Eğitim Fakültesi’ önünden başlayarak, Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüyerek Şerife Bacı Anıtı önünde toplanan üniversitemiz personeli, şehitlerimiz anısına bir dakikalık saygı duruşunun ardından hep beraber İstiklal Marşı’nı söyledi. Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muhammed Hayri Şahin tarafından Kuran-ı Kerim tilaveti okundu.

Kuran-ı Kerim tilavetininin ardından Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, vatanın bütünlüğü ve Devletin bekasının önemini vurgulayan bir basın açıklaması yaptı. Rektörümüz Aydın, Konuşmasında şunları dile getirdi:

“Aziz Milletimiz, Mukaddes Vatanımız, En Kıymetli Varlığımız Devletimiz ve gözümüzün nuru şanlı Al Bayrağımız 15 Temmuz 2016 günü gecesi Türk tarihinin en büyük ihaneti ve içten yıkma teşebbüsüne maruz kalmıştır. Hedef çok büyüktür. İslam Âlemi’nin yegâne ümidi ve lideri olan ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni bölmek, parçalamak ve yıkmak; Türk Milletini yok etmek’ hedeftir. Biz, kardeş milletler, düşmanlarımız ve bütün dünya şunu bilmektedir: Eğer Türkiye yok edilirse; İslam Âlemi yok edilir. İşte bu yüzden dünyanın gözü, kulağı ve eli Türkiye’nin üzerindedir.

15 Temmuz 2016’da yaşadığımız şeni’ teşebbüste rol alan ve çocuk, kadın, sivil, asker, polis demeden milletimize tam bir katliam hırsıyla saldıran “Fethullah Terör Teşkilatı’nı artık aziz milletimiz bütün çirkinliği ile görmüştür. Bundan sonra bu hain güruha hiçbir şekilde müsamaha edilmemesi gerektiği de anlamayanlar tarafından da anlaşılmıştır. Türk milleti 15 Temmuz 2016 günü ve devamında yeni ve şanlı bir kahramanlık destanı da yazmıştır. Hain taarruzu bertaraf etmiştir.

En başta kahraman Türk Ordusu:

“Şu kopan fırtına Türk Ordusudur yarabbi

Senin uğrunda ölen ancak bu ordudur yarabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galip et! Çünkü bu son ordusudur İslam’ın”

 

Methiyesine layık olarak kahramanca müdafaasını yapmıştır. Şehitlerinin her biri birer kahramanlık destanı yazarak şehit olmuştur ve ordumuz içindeki hainleri bütün karargâhları başta olmak üzere topyekûn bertaraf etmiştir.

Fedakâr, vefakâr ve kahraman Türk polisi en stratejik noktalarda, en hain taarruzlara karşı kahramanca mücadele etmiş ve mücadelesinin neticesinde hainlere dünyayı dar etmiştir. Siyaset müessesesi iktidarı ile muhalefeti ile yekvücut hainlere karşı göğsünü siper etmiştir. Cephedeki liderliğin hakkını vermiştir. Devletimizin Başkomutanı Sayın Cumhurbaşkanımız, canını feda etme yolculuğu da yaparak ihanetin bertaraf edilmesinde “Büyük Lider” olarak tarihe geçmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığımız bütün mensupları ile tam bir cihat ve istiklal mücadelesi ruhu ile milletimizin cephedeki maneviyatını en iyi şekilde desteklemiş, ayakta tutmuştur. Türk basını yazılan kahramanlık destanında kendine şanlı bir sayfa açmıştır. Baskınlara, baskılara, tehditlere, karartmalara rağmen kahramanca mücadele etmiş ve zaferde önemli pay sahibi olmuştur. Ve Aziz Milletimiz, Türk Milleti tıpkı Çanakkale Şehitleri gibi ölümün mutlak olacağını bilerek ve kendisi silahsız olduğu halde; tankların, kurşunların, bombaların önüne atlamıştır.

Düşmana karşı kullanılacak silahları kendi ordusuna, polisine ve milletine karşı kullananlar asla bu milletin mensubu olamazlar. O halde bu milletin içinde yerleri de yoktur. Çünkü kendileri milletin bizatihi en azılı düşmanıdır. Bu sebeple bu hainlerin ve Türkiye’deki diğer uzantılarının hayat hakkının olmaması lazımdır. Hak edenlere; “terör ve vatana ihanet”suçlarına idam cezası getirilmelidir. Artık millet olarak hainlere acıma hakkımız da yoktur.

15 Temmuz 2016 günü Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıkılmaktan, Türk Vatanı başkaları için parçalanmaktan, nazlı ay yıldızlı Bayrağımız dalgalandığı gönderimizden indirilmekten kurtarılmıştır. Demokrasinin de insan haklarının da, yaşama hakkımızın da varlığı, teminatı Devletimizdir; Vatanımızın bütünlüğüdür; Milletimizin birliğidir; Bayrağımızın semalarda dalgalanmasıdır.

Varlığımızın inşallah ilelebet devamını temin eden kahraman ordumuz ve polisimiz, siyaset kuruluşlarımız, bütün kamu kuruluşlarımız, sivil cemiyetlerimiz, güzide basınımız ve topyekûn Aziz Milletimiz ikinci İstiklal mücadelesini vermiş ve zaferi kazanmıştır.

Şehitlerimiz en az İstiklal Harbimizin kahramanları kadar, 1453’de İstanbul’u fetheden ve 1071’de Malazgirt’te şehit olan kahramanlarımız kadar şanlıdır, mübarektir. Akademik camiamız da şehit vermiştir, tıpkı Çanakkale’deki gibi; Asker, polis, sivil bütün milletimiz en az yine tarihimizdeki Fatih’lerimiz mesabesinde gazidir ve şanlıdır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı gazilerimize Allah’tan şifalar niyaz ediyoruz.

II. İstiklal Mücadelesi’nin kahramanı başta Başkomutanımız Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere Ordumuza, Emniyet Teşkilatımıza, Hükümetimize, İktidar ve Muhalefet Partilerimize, Diyanet İşleri Başkanlığımıza, Fedakâr basınımıza, Kamu ve Özel Kuruluşlarımıza ve Aziz milletimize minnettarız, teşekkür ediyoruz. İlk günden itibaren Kastamonu halkı da bu İstiklal Mücadelesi’nde geçmişte olduğu gibi kahramanca yer almıştır. Kastamonu’muza teşekkür ediyoruz.

Akademisyeni ile, personeli ile, çalışanı ile ve sevgili öğrencileri ile Kastamonu Üniversitesi de ihanete DUR diyen Büyük milletimizin içinde yer almıştır. Sizlere ve 15 Temmuz gecesi Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’nda samimi gözyaşı döken öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. 15 Temmuz 2016 gününden itibaren Kastamonu Cumhuriyet Meydanı yeni bir kahramanlığın, fedakârlığın, ihlasın, samimiyetin, vatan müdafaasının sembolü olmuştur. Kastamonu sağ olsun, var olsun!

Allah bu milleti bir daha böyle badireler ve ihanetlerle karşı karşıya getirmesin. Kastamonu Üniversitesi Akademik ve idari personeli, çalışanları, öğrencileri ve bütün mensupları olarak hepinize saygı, sevgi ve selamlarımızı sunuyoruz”.

‘Vatanın Bütünlüğü, Devletin Bekası, Yüce Türk Milletinin Varlığı ve Birliği için Bayrak Yürüyüşü’ Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ın konuşmasının ardından sona erdi.

 

Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın Azdavay Meslek Yüksekokulu’nda incelemelerde bulundu.

Rektörümüz Aydın Azdavay Meslek Yüksekokulu’nu; Azdavay Belediye Başkanı Osman Nuri Civelek, Üniversitemiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hasbi Yaprak ve Azdavay siyasi ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte, Meslek Yüksekokulu binası ve 120 kişilik öğrenci yurdu binasında incelemelerde bulundu.

2016-2017 Eğitim Öğretim Yılında Azdavay Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılmış olan Sosyal Güvenlik Programına, Yükseköğretim Kurumu tarafından 40 adet kontenjan verildi. Bu kapsamda Azdavay Meslek Yüksekokulu binası ve Azdavay Belediyesi tarafından hazırlanan öğrenci yurdu binasının yeni akademik yıla hazır olması için kontroller yapıldı. İncelemeler sırasında Rektörümüz Aydın hem Meslek Yüksekokulu binasının hem de yurt binasının oldukça uygun olduğunu, öğrenci yurdunun konfor bakımından uygun olduğunu ve öğrencilerin rahat ermesi için bütün altyapının hazır olduğunu dile getirdi. Rektörümüz Aydın Azdavay Meslek Yüksekokulu'nun eğitim öğretime hazır olduğunu ifade ederek emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti. Hayırlı uğurlu olması temennisinde bulundu. 

 

 

Daday Kaymakamı Süleyman Polat ve Daday Belediye Başkanı Hasan Fehmi Taş Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ı makamında ziyaret etti.

 Daday ilçemize Kaymakam olarak yeni atanan Süleyman Polat ve Daday Belediye Başkanı Hasan Fehmi Taş

Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Daday Meslek Yüksekokulu (MYO) hakkında görüş alışverişi gerçekleştirildi. Daday’da okuyacak olan öğrencilerimizin yurt olanakları hakkında ve Daday ilçemiz için yapılabilecek alternatif projeler hakkında da görüş alışverişi gerçekleştirildi.

Ziyaretin ardından Daday ilçemize yeni atanan Kaymakam Süleyman Polat’a hediye takdim edildi. 

 

 

Orta Karadeniz Üniversiteleri İş Birliği, İstişare ve Değerlendirme Toplantısı 5 Üniversitenin Rektörünün katılımı ile gerçekleştirildi.

Orta Karadeniz Üniversiteleri İş Birliği, İstişare ve Değerlendirme Toplantısı Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın’ın öncülüğünde; Üniversitemizin ev sahipliğinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan,  Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin ve Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan’ın katılımları ile gerçekleştirildi.

Toplantı, Kuzeykent kampüsümüzde bulunan Prof. Dr. Mevlüt Beyribey Konukevinde yapılan  kahvaltının ardından başladı. Üniversitemiz tanıtım sunumu ile başlayan toplantıda Rektörümüz Aydın, misafir rektörlere üniversitemiz hakkında bilgi verdi.  5 üniversitenin rektörünün bulunduğu toplantıda Orta Karadeniz Üniversiteler Birliğinin bu zamana kadar ki müspet neticeleri ve yeni planlamaları ele alındı. Orta Karadeniz ve Batı Karadeniz Üniversiteleri arasında iş birliği planlamaları ile ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.

Toplantının ardından misafir rektörler, üniversitemiz kampüs alanını ve Kastamonu kent merkezini gezdiler. Prof. Dr. Mevlüt Beyribey Konukevinde akşam gerçekleştirilen yemek programının ardından misafirlerimize verilen hediye takdimi ile program son buldu. 

İller Bankası Kastamonu Bölge Müdürü Ensar Aktaş Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ı ziyaret etti.

Rektörlük makamında yapılan ziyarette, gündeme dair değerlendirmelerde bulunuldu.  Üniversitemiz ve İller Bankası çalışmaları hakkında değerlendirmeler yapıldı.

Rektörümüz Aydın  ziyaretlerinden dolayı İLBANK Kastamonu Bölge Müdürü Ensar Aktaş’a teşekkür ederek, çalışmalarında başarılarının devamını diledi.

İLBANK Kastamonu Bölge Müdürü Ensar Aktaş ise Kastamonu Üniversitesinin başarılarından dolayı Rektörümüzü tebrik ederek, üniversitemizin kısa zamanda  kat ettiği yoldan memnuniyet duyduğunu ifade etti ve üniversitenin çalışmalarında her zaman destek olacaklarını belirtti.

Ziyaret, hediye takdiminin ardından son buldu.