Üniversitemiz ve Türk Kızılayı ortaklığı ile kurulan ‘Öğrenci Kıyafet Evi’nin açılış programı bugün yapıldı.

Üniversitemiz Kuzeykent Külliyesi Merkezi Yemekhanede yapılan açılış programına; Kastamonu Valisi Mesut Yıldırım, Belediye Başkan Vekili Eşref Can, Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Türk Kızılayı Kastamonu Şube Başkanı Muhsin Emeksizoğlu, üniversitemiz idari ve akademik personeli ile öğrenciler katıldı.

Açılış programında konuşma yapan Kızılay Şube Başkanı Muhsin Emeksizoğlu, şunları ifade etti. “Türk Kızılayı ve Kastamonu Üniversitesi protokolü dahilinde Öğrenci Kıyafet Evi’mizi bugün sizlerin sayesinde açacağız. Sözlerime başlamadan önce iki gün önce gerçekleşen elim hadisede hayatlarını kaybedenlere Mevla’dan rahmet, geride kalanlara sağlık ve sıhhat diliyorum. Türk Kızılayı 41 üniversitede giyim evleri açıp geleceğimizin teminatı olarak katkıda bulunmaya çalışıyorlar. İnşallah bugünden sonra da Kastamonu’da ki öğrencilerimizin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla bu giyim mağazamızı Üniversitemizle beraber yürüteceğiz. Hepinize saygılar sunuyorum”

Açılış programında konuşan Rektör Aydın şunları dile getirdi. “Bugün gençlerimiz için hizmet  verecek faaliyetin başlangıcı için buradayız ama memleketimizde acılı günler yaşanıyor. Allah’tan inşallah acılarımızı sonlandırmasını dileyerek. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, Gazilerimize de şifalar diliyoruz. Milletimize de başsağlığı diliyoruz. Burası Kızılay Şube Başkanımızın da dediği gibi kıyafet evi olarak hizmet verecek. İnşallah karınca kararınca ihtiyaç sahibi olan gençlerimiz buradan faydalanacaklar. Türkiye’nin değişik yerlerinden, Dünya’nın değişik yerlerinden farklı ülkelerden gelen, her renkten, her soydan, her boydan gelen insanın buradan faydalanma imkanına sahiptir. Kızılay’ımıza bu manada çok teşekkür ediyoruz. Üniversitemiz ile beraber bir protokol çerçevesinde bugün bu açılışı yapıyoruz. Yine çok kıymetli mesai arkadaşlarımıza, emeği geçen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz ve gecesini gündüzüne katan ve  Kızılay kıyafeti burada bulunan gençlerimize ve Üniversitemizin değerli öğrencilerine de sağ olsunlar emekleri zayi olmaz inşallah, hayırseverlerimizden de burayı desteklemelerini bekliyoruz. Mağazalarımız olur, Marketlerimiz olur veya halktan insanlarımız olur buranın devamlılığı bizim için mühimdir. İnşallah o devamlılığa güveniyoruz Kastamonu halkı ile sağlayacağız. Hayırlı uğurlu olsun. Şeref verdiğiniz içinde çok teşekkür ediyoruz”. 

Son olarak konuşan Vali Yıldırım şunları belirtti. “Bugün çok sık yaşamadığımız ama güzel bir duyarlılığın neticesi olarak buradayız. Ben öncelikle insanlarımızın zor zamanlarında yanında olan her zaman Türk Kızılayı’mızı, bu teşkilatımızı huzurlarınızda tebrik ediyorum. Diğer yandan onların bu talebine ya da gördüğü bu ihtiyaca duyarsız kalmayarak burada mekan hazırlayarak, protokol hazırlayarak bu hassasiyete ortak olan İlimizin kalkınmasında ki önemli bir lokomotif olarak gördüğümüz Kastamonu Üniversitemize, çok kıymetli Rektörümüze’de teşekkür ediyorum. Biraz önce Sayın Rektörümüzün söylediği gibi buranın elbette bir devamlılığı gerekiyor. Bu manada Kastamonu halkı yardımseverliği ile bunu perçinlemiş, bunu tescillemiş bir insanımız. Bunun devamı konusunda herhangi bir endişe yaşamayacağımızı hem biliyorum, hem inanıyorum. Bir de bu noktada şunu söylemek istiyorum; özellikle öğrencilerimize yönelik,  insanın ne zaman ihtiyaç içinde olacağı belli olmuyor. Bu hepimiz için her zaman olabilecek bir şey. İhtiyacı olan her öğrencimizin bunu alabilmesi de fayda mülahaza ediyorum. Hem de onların kişiliğine olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum”.

Protokol konuşmalarının ardından öğrenci kıyafet evi dualarla açıldı.

Program mini bir kokteylin ardından son buldu.

 

Engelli bireylerle alakalı dünya genelindeki farkındalık, eğitim, erişilebilirlik ve istihdam alanlarında mevcut durum, problemler ve değişimleri ele almak üzere 09-10 Aralık 2016 tarihlerinde, İstanbul'da Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı’nda düzenlenen Engelsiz Dünya Kongresi kapsamında verilen “Engelsiz Dünya Ödülleri”, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun da katıldığı bir törenle sahiplerini buldu.

Engelsiz Dünya Ödülleri, “Farkındalık”, “Eğitim”, “Engelli İstihdamı” ve “Erişilebilirlik” olmak üzere toplam 4 kategoride, engellilerle birlikte yaşama kültürünün yaygınlaşmasına katkıda bulunan 45 Kurum, Kuruluş ve İsme verildi.

Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Engelsiz Dünya Ödülleri Programında, “Birlikte Daha Güzel” Kampanyası Kapsamında yapılan Maviye Dalış Projesi ile yapmış olduğu faaliyetlerle teşekkül ettirdiği farkındalıktan dolayı “Farkındalık” kategorisinde Jüri Heyeti tarafından Engelsiz Dünya Ödülü’ne layık görüldü.

 

Üniversitemizin tescil ettirmiş olduğu ilk endüstriyel tasarım ürünü “Çevreci Çapa Makinası” ile  alınan ilk endüstriyel tasarım belgesi,  05.12.2016 tarihinde Kastamonu Üniversitesi, Mevlüt Beyribey Konukevi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla tanıtıldı.

Düzenlenen basın toplantısına Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sezgin Ayan ve Prof. Dr. Ali Rafet Özkan,  Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Naci Tüzemen, ürünün sahibi Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fuat Kartal ile ulusal ve yerel basın mensupları katıldı.

Endüstriyel bir tasarım ürünü olan, tamamen güneş enerjisiyle çalışan ve çevreye herhangi bir zarar vermeyen Çevreci Çapa Makinası, küçük ölçekli bahçe, tarla ve toprak arazilerin fosil yakıt kullanmadan doğrudan güneş enerjisi kullanılarak çapalanmasına ve kazılmasına imkan vermesi bakımından önemli bir buluş niteliğindedir.

Basın toplantısında ürün hakkında bilgi veren Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın şöyle konuştu: “Endüstriyel tasarımla ilgili bir çalışma için bugün buradayız. Endüstriyel Tasarım Belgesi alınmış olan bu buluş, Mühendislik ve Mimarlık Fakültemizin Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Fuat Kartal’a aittir. Endüstriyel Tasarım Belgesi aldıktan sonra hem milli olan Türk Patent Enstitüsüne müracaatı yapılmıştır, hem de 124 ülkede geçerli olan Milletlerarası bir patent olması için müracaat edilmiştir. Şu anda gördüğünüz çapa makinası köyde yaşayan insanlarımızın bahçelerini, tarlalarını çapalarken çektiği zorluk dikkate alınarak tasarlandı. Küçük ölçekli bahçe ve tarlalarda arazinin işlenmesi ve çapalanmasında kullanılan sistem, hem çalışırken hem de çalışmadığı zaman hareketini ve taşınmasını sağlayan taşıyıcı tekerleği var. Çapa esnasında meydana gelen titreşimlerin en aza inmesini sağlayan yaylı süspansiyon, çapa yaparken dönme hareketini sağlayan elektrik motoru, elektrikten alınan tahrikin istenilen devre gelmesini sağlayan dişli kutusu ihtiva eden bir yapı. Bu çapa makinası özelliği yine güneşten gelen ışınları elektrik enerjisine çevirerek çalışıyor. Bir güneş paneli ve bu güneş panelinden elde edilen hem kullanım anında hem de kullanım dışında işleyen bir bataryası var. Elektrik motoru ve şanzımandan gelen dönüş hareketine montajlanmış kesici bıçakları mevcut. O enerjiyi bıçaklara aktarıyor. Bir döner tabla var o döner tabla vasıtası ile bıçaklara aktarılıyor. Toprağı böylece işlemiş oluyor. Döner tabla üzerine montajlanmış istenildiğinde Lokal tek olarak sökülüp değiştirilebilen modüler kesici bıçaklar. Netice itibariyle benzin, dizel veya mazotla çalışan makinalar mevcut ama bu cihaz tamamen güneş enerjisi ile çalışıyor. Çevreye hiçbir atık ya da zararı yok ve tabi yakıt masrafı da yok. Elektriği, enerjisi kendine ait; kullanımı da kolay bir cihaz. Endüstriyel Tasarım Belgesi de alındı. Bu da Üniversitemizin ilk Endüstriyel Tasarım Belgesi. Yrd. Doç. Dr. Fuat Kartal’ı buradan tebrik ediyoruz.” dedi.

Bu patentin rafta kalmaması ve üretime geçmesi için muhtelif teşebbüslerde bulunulduğu söyleyen Rektörümüz Aydın, “Patent alındı, buluş yapıldı, icat edildi tamam güzel ama şu ana kadar size tanıttığımız 4 patent, sonrasında aldığımız tanıtımını yapmadığımız 4 patentimiz var, bu endüstriyel tasarım var bunların belgelerini alıyoruz ama yatırıma daha sevk edilmişi yok. Bunun için yatırımcı aradık. Kastamonu da yatırım yapma bakımından çok cazip bir yer olmadı şimdiye kadar dışarıdaki yatırımcılara biz burada yatırımı da Üniversite olarak kendimiz yapalım niyetine geçtik. Yatırımcı gelirse teklif verirse yine değerlendiririz. Yatırım yapmak için kaynak peşindeyiz, inşallah kaynağı da buluruz. Dış kaynak bulacağız. Dış kaynaktan da olsa biz bu patentlerimizi, endüstriyel tasarımlarımızı yatırıma sevk edeceğiz, üretime sevk edeceğiz ve üreteceğiz. İnşallah Üniversite olarak üretime de geçeceğiz. Şimdi artık onu düşünüyoruz ve ona geçmek için yola çıktık. Önümüzdeki günlerde de yeni patentlerimizi de tanıtacağız.” sözleriyle, Üniversiteye ait mevcut patent çalışmalarının hayata geçirilmek istendiğinin altını çizdi.

Rektörümüzün ardından konuşan tasarım ürünün sahibi Yrd. Doç. Dr. Fuat Kartal ürün hakkında detaylı bilgi paylaştı. Kartal, konuşmasında şunları ifade etti: “Yapılan bir çalışma eğer bir patent veya lisanslama tescil işlemi yapılmazsa sadece anonim olan bir ürün haline geliyor. Bundan dolayı yapılan her çalışmanın araştırması yapılıp patentlenmesi, endüstriyel tasarım belgesi ile belgelenmesi ile lisanslanmasının gerektiği kanaatindeyim. Böyle bir şey yapılmaz ise bu bilgi ortak bir bilgi oluyor hiçbir değer ifade etmiyor, hiçbir katma değer sağlamıyor. Bundan dolayı da yaptığımız bütün çalışmaları tescilleme yoluna gidiyoruz. Bundan sonra da ürünün kullanıcıya ulaştırılması çalışmalarına başlayacağız. İnsanların zorlandığı sıkıntıları çözmek amaçlı çalışıyor ve çalışmalarımızı bu şekilde kat ediyoruz ve ürün ortaya çıkıyor. Bu yaptığımız çalışmayı 4 farklı model üzerinden geliştirdik ve test ettik, eksikliklerini belirledik. Maliyet açısından, kullanım kolaylığı açısından en uygun şekilde nasıl olabilir hem de mühendislik açısından değerlendirerek, görsel ve kullanıcıya uygun olması için bütün gayretleri gösterdik. Nihai olarak da şu anda çalışabilen tamamen yerli ve milli, dış ekonomiye bağlı kalmadan kendi imkanlarımız ve bilgilerimiz dâhilinde kullanarak bir ürün geliştirdik. İnşallah bundan sonra da problem çözen ürünler geliştireceğiz. Bu makine ayrıca ek bir modülle tohum ekiminde de kullanılabiliyor. Parçaları tamamen 3 Boyutlu yazıcı ile ürettik. Gelişmeye açık kaynak kodlu çalışmadır. Güneş ışığı almadan kesintisiz 7 saat çalışabiliyor. Güneş ışığında da kendisini 1 saatte tam olarak şarj edebiliyor. Bu makine sayesinde çiftçiler 1 saatte yapacağı çapalama işini 20 dakikada tamamlayabilecekler. Bu cihaz aynı zamanda eğilmeden ayakta çalışmayı mümkün kılabildiği için sağlık açısından da ergonomiktir. Daha kısa sürede ve daha az enerji harcayarak insanı yormadan ve sağlık sorunlarını ortaya çıkarmadan çalışma sağlıyor. İnsanlar para kazanmak için sağlıklarını daha sonra da sağlıklarını kazanmak için paralarını harcıyor. Bu sistem sayesinde çiftçilerimiz de sağlıklarını heder etmeden hem işlerini görecekler hem de sağlıklarını koruyacaklar. Maddi ve manevi desteklerinden ötürü Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın'a huzurlarınızda teşekkür ediyorum.”

Basın toplantısı, katılımcılara verilen kahvaltının ardından son buldu.

 

 

Üniversitemiz Orman Fakültesi tarafından düzenlenen “Uluslararası Ormancılık Sempozyumu” Açılış Töreni 07 Aralık 2016 tarihinde Ahmed Yesevi Konferans Salonu’nda yapıldı.

Sempozyum açılış törenine Kastamonu Valisi Mesut Yıldırım, Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Rektör Prof. Dr. Seyit Aydın,  Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rafet Özkan, ilçe kaymakamları ve belediye başkanları, orman bölge müdürleri, Kamu kurum ve kuruluşları müdürleri, özel sektör temsilcileri, yurt dışından ve ülkemizden katılan akademisyenler,  üniversitemiz akademik ve idari birim yöneticileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Açılış konuşması yapan Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Küçük sempozyum hakkında bilgi vererek, şöyle konuştu: “Memleketimizin nadide köşelerinden birisi olan zengin biyoçeşitliliği ile öne çıkan iki milli parkı, 4 yaban hayatı geliştirme sahasına ev sahipliği yapan, bir taraftan denizin mavisi ile diğer taraftan tabiatın her türlü renk cümbüşü ile sizleri kucaklayan bir coğrafyada bulunan tarihi evliyalar şehri olan Kastamonu’da Uluslararası Ormancılık Sempozyumu vesilesi ile sizleri misafir etmekten büyük memnuniyet duymaktayız. Ormanlar, canlı ve cansızların karşılıklı etkileşim içerisinde olduğu birçok ekolojik süreci barındıran özel ekosistemlerdir. Son yıllarda görülen hızlı nüfus artışı ve sanayileşme, orman ekosistemleri üzerinde ciddi baskılar oluşturmaktadır. Ormanlardaki aşırı ve bilinçsiz faydalanmaların yanında, orman yangınları gibi bazı faktörler de maalesef biyolojik, ekolojik ve ekonomik kayıplara sebep olabilmektedir.

Dünyadaki ülkelere bakıldığında birçok ülkede ormanlık alanlar azalırken, Ülkemiz ise orman varlığını artırabilen nadir ülkelerden biri olma özelliğine sahiptir. 22 Milyon hektarın üzerinde orman alanına sahipken Kastamonu’nun %65’i ormanlarla kaplıdır. Ülkemizde hal böyle iken Bazı ülkeler küresel ölçekte azalan ve daralan ve çeşitli biyotik ve abiyotik faktörlere maruz kalan ormanların korunması, geliştirilmesi, işletilmesi için ormancılık yönetimi anlayışlarında değişikliklere gitmişlerdir.

Zira gelişen dünyamızda teknolojik ilerlemelere rağmen, doğal çevreye ve ormanlık alanlara duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını görmekteyiz. Bu bağlamda insanlığın ortak mirası olan ormanların, gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması günümüzde toplumsal bir sorumluluk halini almıştır. Bu anlayış içerisinde, orman ekosistemlerini korumak, toplumsal faydalarını dikkate alarak sürdürülebilir orman yönetimi ilkeleri doğrultusunda planlamak ormancılığın en temel prensipleri arasına girmiştir.

Uluslararası ormancılık sempozyumuna başta Türkiye olmak üzere ABD, Fransa, Belçika, Yunanistan, Brezilya, Çek Cumhuriyeti dahil 13 farklı ülkeden konularında uzman, birbirinden değerli bilim adamları tarafından 386 bildiri ile başvuru yapılmıştır. Bunlarda 192’i sözlü, 61’si poster olmak üzere toplam 253 tebliğ sempozyumda yer almıştır. Ayrıca, alanında uzman 3 davetli bilim adamı tebliğleri ile sempozyuma katkı sağlamışlardır. Sempozyum 3 gün boyunca 40 oturum ile devam edecektir. Sempozyuma, Ülkemizdeki Yükseköğretim Kurumlarından, Kamu kuruluşlarından ve özel sektörden yoğun katılım olduğunu görmekteyiz. Artık her alanda olduğu gibi ormancılık sektöründe de bilim ve teknoloji üreten ve transfer eden, bunu ekonomiye çevirip rekabet gücünü artıran bir ülke konumundayız. Değerli bilim adamlarını bir araya getiren bu sempozyumda bu manada önemli konular sunulacak, tartışılacak, neticelendirilecek ve gelecekle ilgili projeksiyonlarda yer alacaktır. Uluslararası sempozyumlar bir taraftan ilmi faaliyet olarak icra edilirken, diğer taraftan hem memleketimiz hem de Kastamonu’nun tanıtımı için mühim katkılar yapmaktadır

Sempozyumların yapılmasında bizlere destek veren Üniversitemiz Rektörüne, Sempozyumun hazırlık aşamasından sonuçlandırılmasına kadar her aşamasında büyük gayret gösteren ve mesai gözetmeksizinyoğun emek harcayan Orman Fakültesinde beraber çalıştığım bütün mesai arkadaşlarıma, sempozyum sekreteryasına, organizasyon komitesine, bilim kuruluna şükranlarımı sunuyor teşekkür ediyorum.”

Dekan Küçük’ün konuşmasının ardından konuşan Rektörümüz Aydın katılımcılara “Hoş geldiniz” diyerek, şunları ifade etti. “Sempozyumun neticelerinden faydalanacak olan camia ve kitlenin oldukça fazla olacağını ümit ettiğimizi belirtmek isteriz. Çünkü bu ilmi faaliyete; Belçika, Brezilya, Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Kırgızistan, Bulgaristan, Filipinler, A.B.D., Cezayir, Fransa, Makedonya ve en başta Türkiye de dahil olmak üzere 13 ülkeden  192 sözlü tebliğ, 61 poster olmak üzere toplam 253 ilmi eser tebliğ edilmektedir. Benim Sempozyumu 3 gün boyunca idare edeceklerden istirhamım da şudur; 192 sözlü tebliğ edilirse 61 de araya sıkıştırılır. Sözlü olarak sunmalarını sağlarsanız daha faydalı olacağını düşünüyoruz.  Bu kadar fazla sayıda tebliği ile geniş çaplı iştirakin olduğu sempozyumun yaygın tesirinin yanı sıra faydalanma oranının da yüksek olacağı aşikârdır. Yine bilim camiasına olduğu kadar Ormancılık uygulamalarına da inşallah yeni ufuklar açacaktır ve yeni projeksiyonlar geliştirme hususunda neticeler bekliyoruz. Memleketimiz özellikle Karadeniz, Ege, Marmara gibi bölgelerinde Orman alanları oldukça iyidir ve çok büyük problemlerimiz yoktur. Çevrecilik açısından da Dünya’nın birçok memleketine göre iyiyiz. Bizim Türkiye olarak beklediğimiz Doğu, Güneydoğu ve Orta Anadolu’muz ile alakalı inşallah yeni projeksiyonların hayata geçirilmesidir. Kastamonu Ormancılık açısından bir modeldir. Dışarıdan gelen Akademisyenlerimiz de bunu müşahede edeceklerdir. Bizim Ormancılık bakımından bir şikâyetimiz yoktur. Kastamonu’muza da bu mana da teşekkür ediyoruz. Nüfus artışıyla ormanların tahrip edilmesi ormanların korunmasına ve rehabilitasyonuna ihtiyacın her geçen gün arttığı dünyamız için her ilmi çalışma ayrı bir önemi haizdir. Orman Fakültemiz bu hususları Kazakistan’da görüştüğünde ormanlarının %4 seviyesine düştüğünü, çok zor duruma düştüklerini ve yardıma ihtiyacı olduklarını belirttiler. Amazon da ki orman tahribatı bizi ilgilendirmektedir. Bizde ki orman tahribatları başka memleketleri de ilgilendirmektedir. Dünya bir bütündür. Bu hususta da Dünya’nın elbirliği yapması elzemdir. Bu cümleden olarak; orman zengini ve yaşanabilir bir çevreye sahip olan Kastamonu’muzda tertiplenen sempozyuma tebliğleri ile veya takip etmek üzere iştirak eden değerli akademisyen ve ormancılarımıza teşekkür ediyoruz. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen ve her türlü methiyeyi hak eden Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesinin idareci ve akademisyenlerine ve Üniversitemizin değerli çalışanlarına teşekkür ediyor ve kendilerini tebrik ediyoruz. Sempozyumumuza ilgi gösteren bütün misafirlerimize teşriflerinden gurur duyduğumuzu ifade etmek istiyorum. Elbette Üniversiteler sizindir. Bu iş ile alakalı olan Kamu Kurumlarımız, Bölge Müdürlüklerimiz, İl Müdürlüklerimiz, İşletmelerimiz için bizim çalışmalarımızda milletimiz içindir. Hepinize çok teşekkür ediyoruz sağ olun, var olun. Yeni ve başarılı sempozyumlar da huzurla ve saadetle buluşabilmek dileği ile saygılar sunuyorum.”

Belediye Başkanı Tahsin Babaş şöyle konuştu: “Uluslararası Ormancılık Sempozyumu’nun Kastamonu’da yapılmasından dolayı çok mutluyuz. Emeği geçen herkesi kutluyorum.  Çok güzel, herkesin hayran olduğu ormanlarımız var. Hem ormanlarımızı koruyalım hem de istifade edelim. Ahşap fuarı yapıyoruz, bunu daha da ileri götürmeliyiz. Ormanlarımızın kıymetini bilelim. Ormanlarımız sayesinde bu tarihi kültürümüz var. Konaklarımız var. Üniversitemize çok teşekkür ediyorum. Bu sempozyumun, İlimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Son olarak konuşan Vali Mesut Yıldırım ormanların önemine değinerek şunları dile getirdi: “Eğer Türkiye’de Uluslararası Orman Sempozyumu düzenlenecekse bunun tek adresi Kastamonu olması gerekirdi. Nitekim şu anda bunu yaşıyoruz. Dolayısıyla bu sempozyumun ilimizde yapılmasına vesile olan, bu sempozyumu bizlere kazandıran ve bu sempozyumda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ormanlarımız bir ülkenin en önemli doğal kaynakları arasındadır. Bu manada herhangi bir madenden zenginlik açısından farkı görülmemektedir. Diğer madenlerden farklı olarak ormanları çoğaltabiliriz. Bu sempozyumda elde edilecek olan bilimsel çıktıların, verilerin hem Türk ormancılığına hem dünya ormancılığına hayırlı olmasını diliyorum. Orman varlığının artıyor olması son derece olumlu bir gelişmedir. Ormanlar her manada hayatlarımızı etkiliyor. Burada gerçekleşen sempozyuma katkıda bulunan herkesi tebrik ediyorum.”

Sempozyum Açılış Programı, destek olan sponsorlara plaket ve teşekkür belgesi takdim edilmesinin ardından son buldu.