Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi tarafından 16 Aralık 2016 tarihinde ‘Cengiz Aytmatov’u Anma Faaliyeti’ yapıldı.

Üniversitemiz Ahmed Yesevi Konferans Salonu’nda yapılan anma programına Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın, Kırgız Cumhuriyeti Ankara büyükelçiliği Müsteşarı, Fakülte Dekanları, Akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programda açılış konuşmasını İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan yaptı. Atalan, şöyle konuştu:  “Milli olandan evrensele ulaşmada, Cengiz Aytmatov’un Türk Dünyası yazarları içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Bir milletin kültür değerlerinin araştırılmasında sözlü kaynakların yanı sıra yazılı metinler de bizlere önemli veriler sunmaktadır. Özellikle hikâye ve roman gibi kurmaca metinlerde sözlü kültürün etkisi ve geleneğin izleri çokça görülmektedir. Bir yazılı anlatıda topluma ait kültürel değerlerin kullanımı oranı; yazarının içinden çıktığı toplumla ve o toplumun geleneksel değerleriyle ne ölçüde barışık ve kaynaşık olduğunun da bir göstergesidir.

Aytmatov, kendisiyle yapılan bir röportajda, eserlerine “geleneksel kültür unsurlarını” işlemesinin sebeplerini şöyle açıklamaktadır: “Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi milli gelenek ve törelerini kaynak olarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin hayatını ve geleneklerini anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varmazsınız. Edebiyatın milli hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu ‘milli’ olanın ötesine doğru genişletmek, ‘evrensel’ olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi bir yazar ‘tipik insan’ ortaya koyma ustalığına erişen yazardır.

Cengiz Aytmatov yaşadığı yani 20. yüzyıl ve 21. yüzyılın ilk yıllarını kapsayan dönemde meydana gelen gelişmeleri dikkatle takip ederek, bu gelişmelerini eserlerine yansıtmıştır. Bu anlamda o zamanın ruhunu çok iyi okumuş ve böylece uluslararası bir üne sahip olmuştur. Aytmatov, sadece Kırgızı, Kazağıyla Türk dünyası için değil insanlık içinde önemli bir duraktır. Çünkü Aytmatov, eserleri yüzellinin üzerinde dile çevrilen, pek az yazara nasip olabilecek evrensel bir üne sahip bir dünya yazarı, insanlar arasında bir köprü oluşturmuştur.

Eserlerinden sezgiden rasyonel düşünceye doğru bir akış vardır. Yerelden evrensele doğru bir açılım vardır. Bu açıdan, Aytmatov, sadece Kırgızistan’ın değil doğusuyla, batısıyla Türk Devlet ve Topluluklarının kültür elçisidir. Onun kurduğu köprüler, binlerce yıllık bir kültürel zenginliğin kapılarını dünyaya aralamıştır. Her ne kadar Aymatov, zamanın ruhuna göre eserlerini verse de, Osman Horata göre,“asrının eseri”ydi fakat “asrının esiri” değildi. O asrının esiri olmamış: “insanı yok etmeye dönük” savaşlara, baskılara, zulümlere karşı, “asrı”nın güdümün eğirmeden; insanı hür, erdemli ve “kendi” olarak yaşatabilmenin savaşını vermiş bilge bir yazardır”.

Kırgız Cumhuriyeti Ankara büyükelçiliği Müsteşarı, konuşmasında şunları dile getirdi: “Cengiz Aytmatov’un eserlerini herkes  bilir ve tüm dünya onu tanır. Eserleri birçok dile çevrilmiş ve filmleri çekilmiştir. Tek Kırgızistan’ın evladı değil tüm Türk halklarının evladıdır. Dünya iki Cengiz tanıdı: Cengizhan Dünya’yı kılıcıyla, Aytmatov kalemiyle fethetti. Bizim aklımızda ve kalbimizde yaşayan Aytmatov ölümsüzdür.”

Programda konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın şunları ifade etti: “Cengiz Aytmatov’un doğumunun 88. Yılında tertiplenen anma programına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Milletlerin hayatında ehemmiyetli yer tutan şahsiyetler vardır. Tarihimize baktığımızda bu tür kahramanları çok görürüz. Adriyatik’ten, Çin Seddi’ne binlerce yıldır Türk Milleti’nin yaşadığı her bölgede kahramanlarımızı mezar taşlarından okuyarak veya yüzyıllarca yâd ederek kalbimizde her zaman yaşatmaya çalışacağız. Yakın tarihimizde de çok mühim şahsiyetler vardır. Sadece bulunduğu bölgeye değil de bütün Türk alemine ve İslam alemine mal olmuş bu milletin çok kıymetli mensupları mevcuttur. İşte bunlardan bir tanesi de yakın tarihte kaybettiğimiz Cengiz Aytmatov’dur.

Cengiz Aytmatov kalemi ile kılavuzluk eden büyük bir şahsiyettir. Cengiz Aytmatov’un babası da 1937 katliamları esnasında diri diri toprağa gömülen Kırgızistan aydınlarından bir tanesidir. Babası da bu milletin şehit verdiği münevverlerden birisidir. Dolayısı ile Cengiz Aytmatov en başta babasına yakışan bir evlattır. Aziz milletimize layık liyakatli bir münevver, kalemiyle kılavuzluk etmiştir, ışık saçmıştır. Milletlerin hayatında bazı nüanslar mühim yer tutar. Bizim milletimizin hayatının devamında da; din, dil, aile, gelenekler sırasıyla çok mühim yer tutar. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne yani Türkistan Coğrafyasına şöyle baktığınızda mezalimler, katliamlar, yok etme, asimilasyon, soykırım diyebileceğimiz hadiselere rağmen oradaki insanlarımız da bugünlere gelebilmiştir ve bir millet olma vasfını da muhafaza etmişlerdir. Dinini yok ettiyse geleneği ile yaşamıştır, aile ile yaşamıştır. Şu gençler şimdi dimdik ayaktalar. Kendi varlıkları ile kendi benlikleri ile vardır. Görüyoruz ki Kırgızistan’da, Kazakistan’da, Türkmenistan’da, Özbekistan’da aileyi olduğu gibi muhafaza etmişler. Ne Rus, ne Çin, ne de başkası aileyi sarsamamıştır, yok edememiştir. İşte Cengiz Aytmatov bunların münevver temsilcilerinden, bunların dili, bunların her şeyidir. Cengiz Aytmatov’un romanlarında, hikâyelerinde, kitaplarında, yazdıklarında, anlattıklarında her zaman için bu milleti ayakta tutan vasıfları dile getirdiğini ve işlediğini görürsünüz. Cengiz Aytmatov tarihteki Türk Milletinin hafızasındaki yerini her halükarda hak ederek almıştır. Cengiz Aytmatov bu milletin dilidir, Cengiz Aytmatov bu milletin hafızasıdır, Cengiz Aytmatov bu milletin ışıklı bir kılavuzudur. Cengiz Aytmatov kıyamete kadar milletin hafızasında yaşayacaktır. İşte bugün belki hayal edemediğimiz istiklallere kavuştuysak Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan müstakilse Cengiz Aytmatovların payı bunda çok büyüktür. İnşallah o müstakil olan -bugünkü tabiriyle- “bağımsız” devletlerimiz inşallah ilelebet, müstakil olarak kıyamete kadar yaşayacaktır. Bunda da Cengiz Aytmatovlara çok şey borçluyuz. Cengiz Aytmatov’u belki kısa bir zaman için burada anlatmaya çalışacağız, bazı şeyleri hafızamızda canlandıracağız. Cengiz Aytmatov ve onun gibileri daima, devamlı şekilde çocuklarımıza anlatırsak onların hiçbir zaman çocuklarımızın hafızasından kaybolmamasını sağlarsak inşallah gelecek nesillerimiz daha şuurlu olur diye düşünüyoruz. Bugün Yıldönümü olan Kazakistan’ın Güneşli bayrağı, Kırgızistan’ın Güneşli bayrağı, Azerbaycan’ın, KKTC’nin, Özbekistan’ın ve Türkmenistan’ın Ay yıldızlı bayrakları ilelebet kıyamete kadar beraber yaşaması ve beraber yücelmesi, yükselmesi duası ile şu anda devam eden katliamların da Irak, Suriye ve diğer memleketlerdeki Müslüman katliamlarının da son bulması dileği ile gecenizin mübarek olmasını diliyoruz”.

Konuşmaları ardından devam eden Anma Programı’nda Cengiz Aytmatov Belgeseli, tiyatro gösterisi, folklor gösterileri, dombra ve türküler, Manas Destanı’ndan bir kesit ve Cengiz Aytmatov sergisi de yer aldı.

Anma Programı toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.