Üniversitemiz Türk Dünyası çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversitemiz tarafından Türk dünyası adına konferans, sempozyum gibi yapılan akademik çalışmaların yanı sıra  II. Uluslararası Türkistan kurultayı ile de Türkistan ve İslam Coğrafyasında yaşanan zulme bir kez daha ışık tuttu.

Üniversitemiz ve Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği tarafından  düzenlenen, Bağcılar Belediyesi'nin de destek verdiği "1916 Kıyamı ve Büyük Türkistan Katliamı'nın 100. Yıl Dönümü" konulu II. Uluslararası Türkistan Kurultayı, 17-18 Nisan’da Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi'nde yapıldı.

Kurultaya, Üniversitemiz  Rektörü  Prof. Dr. Seyit Aydın, Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, Eski Bakan Hasan Celal  Güzel, Türkistan Derneği Başkanı  Burhan Kavuncu  ve Ak Parti Bağcılar İlçe  Başkanı İsmet Öztürk’ün yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

Kurultayın Açılış konuşmasını Uluslararası Türkistanlılar Derneği Başkanı Burhan Kavuncu yaptı. Kavuncu 1916 yılında Türkistan'da yaşanan katliamın tarihteki en büyük acılardan birisi olduğunu söyleyerek şunları kaydetti. "Bizim atalarımız silahları olmadan hürriyet için çok zor şartlar altında savaştılar. 1916 faciasında Türkistanlı kadınların da ön saflarda ayaklanmaya katılmış olması bunun bir göstergesi. Kadınlarımız, ellerine geçirmiş oldukları sopalarla, kazmalarla Türkistan'ın tüm bölgelerinde ayaklanmaya katıldılar. Bundan önceki ayaklanmalar sadece belli bölgede olurken 1916 yılında Türkistan'ın tamamında Türkistanlıların tamamının katılımıyla olmuştur."

Kurultayda konuşma yapan Rektörümüz Aydın Kurultayın ana temasına değinerek şunları ifade etti:  “1916 kıyamı ve 100. Yılında Büyük Türkistan Kıyımı olacaktır. Bu öyle bir katliamdır ki çocukların süngü ucunda olduğu, 1 buçuk milyon insanın katledildiği bir katliamdır ve tamamen bir soykırımdır. Türk ve İslam dünyasının artık bunları gündemde tutması lazım. 1916 kıyımının temel sebebi Rusların, Türkistan halkını Osmanlıya karşı harbe zorlamasıdır. Osmanlıyla hiçbir şekilde savaşmayacak olan Türkistanlılar silahsız olarak Rusya’ya karşı isyan etmiştir. Silahsız insanların isyan etmesi doğal olarak ölümle sonuçlanacaktır. Bunu göze alarak isyan edenlerde ne büyük bir iman ve inanç vardır tahmin ediyoruzdur. 1 buçuk milyon insan katledildi bunu göz önünde tutmak gerekir. Tarihin en kanlı katliamlarından bir tanesidir ve her zaman bunu yazmak gerekir. Bu katliam aslında bir semboldür. Türklere karşı tatbik edilen sayısız asimilasyon ve katliamların bir sembolüdür çünkü basit bir hesapla bugün dünya üzerinde yaşayan 325 milyon Türk çok dağınık yaşamaktadır. Bu da Türk milletin çok büyük bir katliama maruz kaldığını gösterir. Çünkü Türk nüfusu Çin nüfusuna eşdeğer olmalıydı. Müslümanların bile 1 milyar 800 milyon olup da ancak Çin kadar olması bir diğer sonuçtur. Böyle bir dünyada bizim ne kadar büyük bir katliama maruz kaldığımız açıktır”.

İslam coğrafyasındaki zulümlere vurgu yapan Aydın sözlerine şöyle devam etti. “Türkistan İslam Aleminin 19. ve 20.asırdaki hanenin de bariz bir numunesidir. Türkistan halkı zulmün, gülmemenin ve ıstırabın bir timsalidir. Doğu Türkistan’ın tesisi demek dünyanın huzuru demektir. Çünkü bizim tarihimizde sömürmek, katletmek, yok etmek yoktur, ihya etmek vardır gelecekte de böyle olacaktır. Birçok sömürgeci ülkelerin hükmettiği yerlerde sömüren ülkelerin dilleri konuşulmaktadır. Ancak Devlet-i Aliyye hükümran olduğu hiçbir devlet bugün Türkçe konuşamamaktadır. İnsanlığın ihyası için Doğu Türkistan kuvvetli kudretli İslam dünyası varlığına şiddetle ihtiyaç vardır ve inşallah da olacaktır. Dünyanın dört bir yanında İslam ülkelerine zulümler yapılmaktadır, mezalimler devam edecektir. Bu zulümlerin katliamların bitmesi için dua ediyoruz dua edeceğiz. Dolayısıyla bugünkü program bu manada da önemlidir. 1938 ‘de Türkistan’da bütün Türkistan memleketlerinde Aydın katliamı yaşandı. Bu katliamlarda Abdulhamit, Süleyman Çolpan, Cengiz Aytmatov’un babası da şehit edildi. Bu yüzden biz Türkiye’de geleceği tesis ederken İslam dünyasının neler beklediğini neler yaşamayı istediğini Türkiye’nin de mesuliyetinin ne olduğunu bilenlerdeniz. Bugün de Türkiye bunun farkındadır. Bu yıl ayrıca Ahmet Yesevi Hazretlerinin 850. Vefat yıl dönümüdür. Yine bu yıl devlet geleneği mimarlarımızdan Yusuf Has Hacip’in doğumunun 1000. Yıl dönümüdür. Bunları da devamlı suretle canlı tutalım bu yıl dönümlerinin inşallah bize yeni ufuklar açmasını niyaz ediyorum”.

Bağcılar Belediye Başkanı Çağırıcı; 21. yüzyılda medeniyet  ve  gelişmişlikten bahseden ülkelerin olduğunu ama zulmün devam ettiğini,  islam coğrafyasının  bu tür durumlara maruz kaldığını üzülerek belirtti.

Kurultay Birinci Gün, Rektörümüz Prof. Dr. Seyit Aydın’ın başkanlığında yapılan Manas Oturumu, 1916 Öncesi  Gelişmeler: ‘Türkistan’ın Ruslar Tarafından İşgali ve Sonrası’ adlı oturum ile başlayıp; Prof. Dr. Münir Atalar başkanlığında yapılan Babür Oturumu: ‘1916 Büyük Ayaklanma Büyük Katliam’ adlı oturumla devam ederek; Prof. Dr. Orhan Kavuncu Başkanlığında yapılan Hoca Ahmet  Yesevi  Oturumu: ‘1916 Kozgalışı’nın Etkileri’ adlı oturum ile son buldu.

Kurultayda  İkinci Gün oturumları ise; Prof . Dr. Seyfettin Erşahin Başkanlığında yapılan Ali Şir Nevai  Oturumu: ‘1916 Sonrası Siyasi ve Askeri  Alandaki Gelişmeler’ ile başlayarak, Prof. Dr. İbrahim Maraş Başkanlığında yapılan  Gaspıralı İsmail Bey Oturumu:  ‘Sovyetler ve Müstakillik Dönemine Bakışlar’ adlı oturum ile son buldu.

Kurultay oturumların değerlendirilmesinin ardından sona erdi.